Minyatür, yazma eserlerde anlatılan olayları görselleştirmek için hazırlanan kitap resimleridir. Türkçe’ ye Batı dillerinden girmiş olan minyatür, Latince miniare kökünden türetilmiştir. Osmanlı dönemi kaynaklarında minyatür yerine tasvir veya nakış sözcüklerinin de kullandığını görülmektedir.
Osmanlıda minyatürlü yazma eserler, saray zevkini yansıtması açısından önemli bir sanat koludur. Osmanlı minyatürü, Yavuz Sultan Selim’ in tahta çıkmasıyla (1512-1520) verimli bir sürece girer ve bu süreç Kanuni Sultan Süleyman döneminde de ( 1520-1566) devam eder. II. Selim (1566-1574) ve özellikle III. Murad döneminde (1574-1595) en verimli çağına ulaşan Osmanlı minyatürü, bu dönemde klasik üslubuna kavuşmuştur. III. Murad şairlik ve hattatlığının yanında, resimli eserler hazırlayan sanatçılarla ilgilenmiş, onların hiçbir masrafından kaçınmamıştır. Osmanlı minyatürü bu dönemde özgün, gerçekçi ve yalın bir anlatıma sahiptir. Klasik üslubun çözülüşü ise II. Osman dönemine (1618-1622) denk gelir.
Osmanlı İmparatorluğu dünyada önemini yitirmeye başladığı XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Batının üstünlüğünü kabul etmiş, bu dönemde ticari hayatı ele geçiren Fransızlar sosyal hayatta da etkili olmaya başlamışlardır.
Resimli kitapların konularına göre ayrılışı, edebi, tarihi, silsilname, surname, peygamberler tarihi - tasavvuf, bilim şeklindedir.
Konusu edebiyat olan minyatürlü eserler, XV. yüzyıl sonlarından başlayıp, VXII. yüzyıla kadar sürmüştür. Yazı dili Türkçe ve Farsça’ dır.
XV. yüzyılın ikinci yarısında, Ahmedi’ nin İskerdername’si, II. Bayezıd döneminin sevilen şairleri Şeyhi’ nin Hüsrev ü Şirin’ i, Emir Hüsrev Dehlevi ’nin Hamse ’si ve Hamdi’ nin Yusuf u Züleyha eserleri dönemin minyatürlü yazma eserleridir.
XVI. yüzyılın ilk yarısında da edebiyat eserlerinin resimlendirilmesi sürmüştür. Örneğin, Firdevsi ’nin Şahname’ si önemli bir eserdir.
XVI. yüzyılın ikinci yarısında eserlerde çeşitlilik önemlidir. Fuzuli ’nin Divan’ ı, Mevlana Celaleddin Rumi ’nin Mesnevi’ si dikkat çekicidir.
XVIII. yüzyıl edebiyat konulu yazma eserleri son derece azdır. III. Selim’ in şiirlerinin tahmislerini içeren Divan- ı İlhami dönemin önemli minyatürlü eserlerindendir.
Konusu tarih olan minyatürlü yazmalardan Şehnameler, dönemin tüm özelliklerini günümüze aktardıkları için önemli tarihi belgelerdir. Şehnameler, padişahların yaşamını, siyasi iktidarlarını anlatan minyatürlü kitaplardır. İranlı ünlü şair Firdevsi ’nin Şahname’ si Osmanlı Hanedanlığının kudretini görselleştiren eserlere misal olmuştur. Şehnamecilik, Kanuni döneminde (1520-1566) resmileşmiş ve IV. Murad dönemine (1623-1640) kadar aralıksız sürmüştür. Fakat XVII. yüzyılın ikinci yarısında önemini yitirmiş ve 1663 yılında şehnamecilik kaldırılmış ve yerini resmi devlet tarihçiliği almıştır.
Fatih Sultan Mehmed döneminde ilk şehname olan Tevarih- i Ali Osman, Şehdi tarafından kaleme alınmıştır. II. Beyazıd döneminde (1481-1512) 1484- 85 yıllarını konu alan Şehnami Melik- i Ümmi hazırlanmıştır. Arifi’nin yazdığı beş ciltlik şehname ise, Osmanlı minyatürünün bir imparatorluk sanatı haline gelişinin en önemli örneğidir.
Şehnamecilik kurumu en verimli dönemini II. Selim (1566-1574) ve II. Murad ’ın (1574-1595) taht yıllarına rastlar. Klasik Osmanlı üslubunun da dönemidir.
XVII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğundaki siyasi ve sosyal değişimler tarih ressamlığının önemini yitirmesini getirmiştir.
Minyatürlü yazmalardan konusu Surname olan eserler sünnet düğünü şenliklerinin anlatıldığı eserlerdir ve ilk kez III. Murad döneminde (1574-1595) hazırlanmıştır. Surname- i Hümayun adlı eser, III.Murad ’ın şehzadesi Mehmed’ in 1582 ’deki sünnet düğününü görselleştiren ve surname yazımını da başlatan ilk eserdir.
Zübdetü’ t Tevarih ise 1583 yılında hazırlanan peygamberler tarihiyle ilgili ilk minyatür eserdir. XVII. yüzyılın ilk yarısında Piri Reis’ in Kitab- ı Bahriye’sinden yararlanılarak hazırlanan atlaslar ve 1567 tarihli Ali Macar Reis Atlası Osmanlı sanatının önemli bilim konulu minyatürlerindendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder